3 korner 1 penaltı
Sadece Futboldan Anlayan Futboldan Da Anlamaz!
16 Mayıs 2012 Çarşamba
Şampiyonluğu Sahiplenmek
Şampiyonluk kutlamaları süresince en ön safta sürekli Gökhan Zan'ı,Sabri'yi,Aykut'u,Ufuk'u,Ayhan'ı görmek ilginçti.Sezonun genelini yedek kulübesinde geçiren isimler bunlar.Fakat yinede şampiyonluğu en az Selçuk kadar Elmander kadar sahiplendiler.Hatta o kupayı Eboue'den,Ujfalusi'den daha fazla kaldırdılar.Şampiyonluk fotoğraflarının en önünde oldular.
Ben şahsen bu takımda sezon boyu az oynayıp,sezon sonunda şampiyon olsam bu kupayı bu kadar sahiplenecek cesareti bulamam bu takım bana o cesareti vermediği sürece.Demekki takım içinde çok güzel bir takım ruhu ve samimi bir ortam varki bu isimlerde şampiyonluğu canı gönülden kutlayabiliyor.Fotoğrafın kıyısına köşesine iliştirilmek yerine en ön safa yerleştiriliyorlar.Bu güzel bir şey.Başarıyı bir nebze olsun açıklayan bir durum.
Şampiyonluğun hikayesini hep Ayhan'dan,Sabri'den dinledik.Tezahüratları,marşları hep Aykut'tan,Ufuk'tan duyduk.Sahi şampiyonluk konusunda en çok konuşması gereken,en çok dinlemek istediğim,hop oturup hop kalkması gereken Selçuk nerede?Gerçi biz onu bu yüzden çok sevmedik mi zaten.Saha içinde başrol oyuncusu saha dışında figüran.Bir kulüpte efsane olmak için güzel bir başlangıç.
15 Mayıs 2012 Salı
Yılın Fotoğrafı
Sezon başında yazmıştık bu sene bu takım şampiyon olursa bu fotoğraf yılın fotoğrafı olur diye.Büyük iş başardı Terim.Lakin kimse onun başarısının üstünde çok fazla durmadı.Herkes fenerbahçeyi haddinden fazla şişirirken Terim'in başarısı çok gölgelendi.Kapasitesi kısıtlı bir kadroyla,dar bir rotasyonda 40 hafa sonunda mutlu sona ulaşmak mı çok büyük bir başarı yoksa dibe vurmuş takımı ve camiayı toparlayıp şampiyon yapmak mı?Cevap soruda gizli zaten.O yüzden çok fazla konuşmaya gerek yok.
And The Oscar Goes To...
''Alo Yıldırım,Ben Başbakan...''
Bu ülkede başbakanın müdahalesi olmadan şampiyon takıma kupası verilemiyorsa sözüm ona özerk TFF çalışanşarı bi zahmet siktirip gidin.Aldığınız paranın her kuruşu haram.Koskoca TFF başkanı acz içinde ''kupayı soyunma odasında verelim'' diyecek kadar basiretsizleşmişse ben böyle ülkenin,böyle düzenin ta amına koyayım.
Bu ülkede başbakanın icazeti olmadan şike sorunu çözülemiyorsa,şampiyon takıma kupası verilemiyorsa,ülkede başbakandan habersiz taş üstüne taş konamıyorsa gerçekten durumumuz çok vahim demektir.
Herşeyi geçtim galatasaray taraftarını bir kenara bırakın,galatasaray yönetimini bir tarafa bırakın şu kupa rezaletini 40 hafta boyunca bu işe emek veren futbolcular hak etmedi.Bu futbolculara karanlıkta kupa sevinci yaşatan zihniyete şunu söylemk istiyorum:nasılki fenerbahçeli futbolcular 40 hafta boyunca bu kupa için emek verip,çalışmışlarsa,en az galatasaraylı futbolcular kadar o kupayı hak etmişse o karanlık sahada kupayı kaldıran futbolcularda bu işe emek verip,o kupayı kaldırmayı hak etmişlerdir.Ama böyle bir muameleyi hak etmediler.
13 Mayıs 2012 Pazar
Sonunda İyiler Mutlaka Kazanır!!!
O stat yansada;
Gaz bombaları atılsada;
Sokaklar talan edilsede;
Işıklar kapatılsada;
Kupa soyunma odasında verilmeye dayatılsada;
Statta 3 saat bekletilsekte;
Biz yinede o kupayı Şükrü Saraçoğlu'nda kaldırırız;
Gaz bombaları atılsada;
Sokaklar talan edilsede;
Işıklar kapatılsada;
Kupa soyunma odasında verilmeye dayatılsada;
Statta 3 saat bekletilsekte;
Biz yinede o kupayı Şükrü Saraçoğlu'nda kaldırırız;
10 Mayıs 2012 Perşembe
Futbolun İki Yüzü
Gönderen
pelezinho
zaman:
13:18
0
yorum
Etiketler:
Atletico Mandrid-Athletic Bilbao,
Dünyadan Futbol,
Uefa Avrupa Ligi Finali
Mağlubu Anlatmak
Yukarıdaki başlık İslam Çupi'nin yazılarının derlendiği kitabın adıdır.Güzel cümle.Çok şey anlatan bir cümle.Belkide ''mağlubu anlatmak'' istediğim için seçtiğim bir cümle.
Zor bir şehir Trabzon.Başka bir memleket.Sadri Şener'in de dediği gibi''bir fabrikamız,birde işlemeyen bir liman.Trabzon'un Trabzonspor'dan başka sahip olduğu bir değeri yok.''İşte budur işin özü.Trabzon şehrinin en önemli değeridir Trabzonspor.Bu yüzden zordur Trabzon'da yöneticilik yapmak,teknik adamlık yapmak.Hele böyle bir dönemde.O yüzden anlayabiliyorum Sadri Şener'i.Üzerindeki baskıyı.Sonuçta o ''mağlup'' olmuş bir camianın başkanı.Sahada mağlup olmamış siyasi alanda,diplomatik alanda mağlup olmuş bir başkan.Karşısındaki organize güce karşı koyamamış,direnememiş bir başkan.İşte bu yüzden şirazisinin kaydığı,saçma sapan konuştuğu çok zaman oldu.Misal uzatılan her mikrofana ''kupamızı istiyoruz'' demesi zamanla verilmek istenen mesajın kaybolmasına neden oldu.Dalga konusu yapıldı.Daha söylediği birçok talihsiz söz aslında mağlup olmuş bir adamın isyanından başka birşey değildi.
Yıllar sonra yakaladıkları çok iyi bir jenerasyonla şampiyonluğu 1 gol farkla kaçırdılar.Sonra öğrendilerki İsmail Abi'nin deyişiyle ''olaylar olaylar'' olmuş.
Yaşananlar ortada.Bu ükenin bağımsız kurumları,hukukçuları nihai kararı açıkladılar.Özetle ''şikeci var,şike yok'' dediler.Şimdi söyleyin bana Sadri Şener hakkını aramasında kim arasın?Trabzon insanı hakkının yendiğini düşünmesinde kim düşünsün?Hayat bağını ince bir misine ipiyle futbol bağlamış olan bir kent isyan etmesinde kim etsin?
Benim derdim birilerini veya birşeyi savunmak değil.Var olan ortamdaki çarpıklıkların sonucu ortaya çıkan sağlıksız tabloda empati yapmak.Şike var veya yok.Ben bunun kanaatine tek başıma varamam.Ancak bu ülkenin bağımsız kurumlarının incelemesi,araştırması ve soruşturmaları sonucu hazırlanan raporlara bakarak anlayabilirim böyle bir eylenmim gerçekleşip gerçekleşmediğini.Ve bu kurumların raporunda ''şikeci car,şike yok'' deniyorsa kimse kusura bakmasın bu sağlıksız ve çarpık ortamın mağdurudur ve mağlubudur Sadri Şener ve camiası.
İsyan etmek,hakkını aramak,bu sağlıksız ve çarpık ortamın yaratılmasından sorumlu kişilere hesap sormak bugün bu ülkede yaşayan hiç kimsenin hakkı olmadığı kadar hakkıdır Trabzonspor camiasının.Bunları yaparkende hataları ve talihsiz söylemleri elbette olmuştur.Tıpkı fenerbahçenin bu süreçteki talihsiz söylemleri gibi yada galatasarayın talihsiz söylemleri gibi.
Bugün sadece ''mağlubu anlatmak'' istedim.Bu sağlıksız futbol ortamının mağlubunu.O yüzden mağlubu iyi anlamak gerek.İsyanını da hor görmemek gerek.
9 Mayıs 2012 Çarşamba
Bielsa'nın Zafer Gecesi
Sezon başında da bahsetmiştik İnter dedikodularıından ötürü.O ise İnter'i redetti A.Bilbao'ya gitti.Ne kadar farklı biri olduğunu buradan bile çıkarabilirsiniz.Tam bir futbol aşığı,tam bir bir deli...Delilik her zaman kötü birşey değildir.Bazen delilik mütevazı bir takım olan ve sadece Bask kökenli oyunculardan kurulu olan A.Bilbao'yı ilk senesinde Kral Kupası finaline çıkarmak ardından da Avrupa Ligi finaline çıkarmaktır.Bunları yaparkende her zaman düstur edindiği heyacan verici futbolu oynamaktır.
Bugün bielsa'nın zafer gecesi.Kazansada,kaybetsede...Birbirlerine çok benzeyen bir teknik adam ve bir kulüp.İnandıkları yoldan asla dönmeyen iki olgu.Çok iyi incelenmesi gereken bir teknik adam Bielsa.Keza A.Bilbao da.İlerleyen dönemde ilk işim bu konuda uzun bir inceleme yazısı yazmak olsun....
Elmander'in Partneri İkilemi
Takımda oynayan üç forvet içerisinde (Elmander,Baros,Necati) gerek gol sezisi gerekse son vuruş becerisi gerekse de gol rakamları gözüm kapalı ilk sıraya yazacağım adam Baros'tur.Bu saydığım özellikler bakımından Baros,Elmander ile Necati'nin önündedir.Lakin bazı sistemler veyahut sistem içi parçalar vardırki oyuncuyu değersiz gösterir.Nitekim galatasarayın şu an oynadığı çift santraforlu sistemde Baros'un partneri olabilecek isimler Baros'un oyun üzerindeki etkisini kısıtlıyor.
Herşeyden önce şunda anlaşmak lazım:bugün galatasarayın oynadığı sistemi işleten adam Elmander'dir.Onun sahip olduğu santraforluk özellikleri çift santraforlu sistemin handikaplarını minimalize ediyor.Oyun karakterindeki enerji ile maçın geneline yaydığı ön alanda yaptığı baskı ve top galatasaraydayken ikinci bölgede bir orta saha gibi pas opsiyonu yaratma becerisi kağıt üstündeki 4'lü orta sahayı beşleyerek sistemin handikaplarını yok ediyor.Ve tabiki Elmander'in müthiş santrafor aklı var.Yukarıda saydığım özelliklerine bu aklı da kattığımız vakit bu sistemi işleten ve hocanın tahtaya yazdığı ilk isim oluyor.
Elmander'in kesin var olduğu bir takımda partnerinin kim olacağı büyük önem taşıyor.Çünkü Elmander-Baros'la galatasaray farklı bir oyun ortaya koyarken Elmander-Necati ile farklı bir oyun çıkıyor.
Elmander-Baros ikilisi oyun bazında hiç istenilen verimi vermedi.Vermesi de çok zor.Çünkü bu sistemde üç aşağı beş yukarı aynı stilin iki oyuncusu sahadayken 4'lü orta sahanın muazzam üretken olması lazım.Baros da Elmander de statik oynayan oyuncular değil.Striker tarzı,gezici oyuncular.Maç içerisinde sürekli sağa sola deplase olan adamlar.Sistem içerisinde Baros'un oyun kurma becerisinin zayıflığını hesaba katarsak bütün iş Elmander'e kalıyor.Elmander'in orta saha pas özellikleri olsa da oyun kurma becerisi çok iyi değil.Baros'tan daha iyi fakat orta saha yetenekleri Necati kadar yok.Bu noktada oyun kurma becerisi önemli çünkü iki tane dikine oyun kurma becerisi iyi olmayan santraforla sahaya çıkarsanız ileri ikiliyi bir şekilde pasifize etmiş olursunuz.Nitekim galatasarayın kanat elemanlarının da yetersizliğini hesaba katarsak bu dahada belirginleşir.Aslında Elmander'in oyun kurmasına gerekte yok.Çünkü zaten bir santraforun yapması gereken bütün işleri yapıyor.Daha ötesini beklemek ona çok fazla yüklenmek olur.Bu sebeple Elmander-Baros ikilisinin varlığı galatasarayı kısır,zor pozisyonu giren bir yapıya büründürür.Elmander mücadelesi ve sanraforluk meziyetleri ile göze batmazken Baros bu ikilide değersizleşir.Ki zaten sezon boyunca kötü gözükmesinin bir sebebi de budur.Kendisini tamamlayacak bir partner bu kadroda yok.Bu sebeple bu kadroda gol sezgisi,vuruş becerisi bakımından diğerlerinin üstünde olmasına rağmen sistem içi parçalardan dolayı değersiz gibi gözüküyor.
Elmander-Necati ikilisi ise birbirlerine daha çok uyan bir ikili.Çok mükemmel bir sentez olmasada teorik olarak gayet uygunlar.Necati'nin oyun karakterinin bir nevi forvet arkası 10 numara tipinde olduğunu düşünecek olursak Necati'nin bu takımda oynama sebebini anlamış oluruz.Top galatasarayda iken ikinci bölgede hem Elmander hem de Necati ile oluşturulan 6'lı ortasaha bloğu galatasarayın bütün rakiplerinde oyunu kontrol altına lama gücü veriyor.Kadıköydeki fenerbahçe maçını hatırlayalım.Elmander'in attığı golü bir kez daha yaşayalım.Selçuk Necati'ye oynuyor.Bunu gören fenerbahçe stoperi Necati'ye baskıya yapmaya koşuyor.Oluşan boşluğa Elmander koşu yapıyor.Necati arayı görüyor ve Elmander golü atıyor.İşte Terim'in bu ikiliyi sahaya sürerken aklından geçen gol.
Cumartesi günkü maçta ben Elmander'in yanında Necati'nin oynayacağını düşünüyorum.Olması gerekeninde bu olduğu kanısındayım.Çok büyük bir golcü olduğu için alınmadı Necati.Oyun stilinden dolayı alındı.Bunu da unutmamakta fayda var.Kaçırdığı gollerin saçmalığı eleştirilmeyecek gibi değil.Fakat ondan ne beklediğiniz sorusunun cevabıdır bu eleştirilerin dozunu belirleyen.Kapasitesi sınırlı,son dakika yapılmış bir transferdir.Her ne kadar eleştirirsek eleştirelim veyahut beğenmeyelim bu sezon için opsiyonu kısıtlı olan bu kadroda oynaması gereken bir adamdır Necati Ateş.
Gönderen
pelezinho
zaman:
15:43
0
yorum
Etiketler:
Elmander-Necati-Baros,
Galatasaray,
Türkiyeden Futbol
7 Mayıs 2012 Pazartesi
Mızmızlanma Ali Kaptan!
Galatasaray uzun lig maratonunda iyi oynadıkça,seri galibiyetler aldıkça,puan farkını açtıkça sayın Ali Dürüst'ün de maç sonu demeçleri bir evliya çelebi tadındaydı.Rakibini tebrik eder,hakemlerin de insan olduğundan bahseder,hep ılımlı ve yapıcı mesajlar peşinde koşardı.Ne zamanki süper final başlayıp,puan farkı tek tek erimeye başladı işte o zaman Ali Dürüst'ün maç sonu konuşmaları cortlamaya başladı.Beşiktaş maçından sonra da play off'un sezon başı kurulmuş bir kumpas olduğunu kamuoyuna deklare etti.
Öncelikle şunu belirtmeliyimki bu millet artık bu tip konuşmaları da yemez,komplo teorilerini de...Hele şöyle bir sezondan sonra.Bu sezon yaşadığımız bu süreç bize şunu öğrettiki varsa elinde belge,kanıt gel konuş arkadaş.Öbür türlü haybeden üretilen komplolora bu millet artık tok.Öte yandan 39 hafta önce uygulanmaya konulmuş bir statüyü şampiyonluğu kaybetme ihtimali doğunca ''bir oyun oynanıyor'' diyerek nitelendirmek hiç inandırıcı değil.Sorsan tüm takımlar ve teknik adamlar play off'a karşıydı fakat kimse kılını kıpırdatmadı.Bir anda dayatılan bu statüye kimse sessiz kalmadı ama herkes eylemsiz kaldı.
Bir galatasaraylı olarak maçı kazanamamaktan daha çok bu tip samimiyetsiz mızmızlanmalar benim canımı daha çok sıkar.Bu tip küçük hesapların peşinde koşmanın hiçbir manası yok.Tıpkı 39 hafta susupta daha sonra mızmızlanmanın bir manası olmadığı gibi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


























.jpg)
.jpg)


.jpg)


.jpg)
.jpg)



