9 Kasım 2014 Pazar

Burak Yılmaz Paradoksu



           Burak Yılmaz'ı tartışacaksan iki noktadan bakacaksın olaya.Bir Burak Yılmaz'dan ne beklersin ve Burak Yılmaz ne tür bir oyuncu özelliklerine sahiptir.İki Burak Yılmaz sahip olduğu mevcut yetenekleri ne kadar sahaya yansitabildi o gün?

          Öncelikle birinci noktadan başlarsak Burak üzerine dönen tartışmaların en temel noktası hep buradan çıkıyor.Sen Burak'tan ne bekliyorsun ve aslında Burak hangi meziyetlere sahip?Bu ayırdımı yapamadığın zaman hiçbir zaman Burak'ı da tam olarak çözemezsin.İnsanlar hafta sonları Messi,Ronaldo izleyip galatasaray maçı izleyince aynı özellikleri Burak'ta da görmek isteyince büyük hayal kırıklığı oluyor.

         Burak nasıl bir oyuncu profiline sahiptir?En büyük özelliği nedir?Gol koklama becerisi,gol atma arzusu ve altı pas içindeki bitiriciliği.Bunlar onun en güçlü yanları.Drogba ilk geldiği zamanlar  ona Burak'ın performansını sorduklarında(şampiyonlar liginde yanılmıyorsam 6-7 golü vardı ligde de gol krallığında zirvedeydi) "nasıl yapıyor bilmiyorum ama bir şekilde golünü atıyor" diyerek çok samimi bir cevap vermişti.Pas istasyonu olma,üçüncü bölgede oyun kurma,birebirde rakip geçme bunlar onun en zayıf özelliği.Hatta olmayan özellikleri bile diyebiliriz.Zaten bu özellikleri olmadığı için yıllar boyu kanat oynadığı,ofansif orta saha oynadığı takımlarda başarısız oldu.Ta ki başarılı olduğu mevkiye geçinceye kadar.Siz taktik varyasyonunuzu Burak'ın zayıf yönlerine göre yaparsanız Burak'ı beğenme olasılığınız yoktur.

         Sivas maçı sonrası(kazanılan ve Burak'ın gol attığı maç) bu saha içi yerleşim ve oyun felsefesinde Burak'ın taraftarlarca asla beğenilmeyeceğine kanaat getirmiştim.Çok eleştirirsin Burak'ı fakat açar bi bakarsın adam7-8 haftada 4 gol atmıştır.Kötü dediğin bir dönemde üstelik.Golcülük en büyük sılahı Burak'ın.En büyük dayanağı da .Gol atmadığı sürece Burak'ın saha içinde  katlanılacak ve dayanılacak bir hali yok.

        Tek forvet varyansında üstelik takımda bu kadar yetenek eksikliği varken Burak'ın ilerde tek olması onun en büyük handikabı.Duvar olamayan,pas açısı olmayan bir Burak bu sistem için zarar ziyandan başka birşey değil.Ta ki yanına net bir santrafor gelip ingilizlerin tabiriyle "poacher" yani fırsatçı golcü pozisyonuna geçinceye kadar.

        Misal Drogba'nın varlığında Burak maksimum verimi almıştı.Drogba'nın komple özellikleri sayesinde savunma konsantrasyonun düştüğü anlarda Burak boşlukları çok iyi değerlendiriyordu.Hücumun merkezi olmak asla Burak'a göre birşey olmadı.

       İkinci açıdan bakarsak ise güçlü olduğu noktalarda bile aksayan bir Burak'ın hiçbir mazereti kalmaz.Misal bu sezon olduğu gibi.Yada karabük maçındaki amatörlükleri gibi.Geçen sezon da Burak'ın bu beceriksizliği deplasmanda koparabileceğimiz birçok maçın elden kaçmasına sebebiyet vermişti.Bu sezonda o noktadan devam ediyor.

        Zamanla Prandelli'nin özellikle anadolu takımlarıyla  iç saha maçlarında sahaya umut-burak ikilisiyle çıkacağını düşünüyorum.En mantıklı olanda bu.Altı pas içinde çok daha diri,boşluklara odaklanmış bir Burak çok daha iyi verim verir.Geri kalan pres,savunmayı karıştırma,duvar olma gibi zayıf olduğu noktaları Umut'a bırakması daha makul.

        Burak Yılmaz'a bu iki noktadan bakmak ve eleştirmek daha mantıklı.Burak'ın en iyi olduğu noktalarla oyunun ondan istediklerini karşılayıp karşılayamaması Burak'tan çok teknik adamın sorunu.Öte yandan en iyi olduğu yani gol atma noktasında tıkanması yada başarısız olmaya başlaması  da Burak'ın sorunu.Burak'ın golcülüğün gereğini yerine getirememesi takımdaki rolünü de  çok net gereksiz kılar.Bu yüzden Burak gol atmak zorunda.Yoksa ne galatasaray seviyesinde kendine yer bulur ne de bu özellikleri bazında aldığı maaş sorun olmaktan çıkar.

Hiç yorum yok: