18 Ağustos 2011 Perşembe

''Winner''lıktan ''Loser''lığa Geçişte Bünyede Meydana Gelen Rahatsızlık


Mourinho'nun en büyük silahıdır başarıları.Biri onu eleştirmeye görsün.Hemen lafı yapıştırır:''önce benim kazandığım kupaları kazan sonra gel yanıma''.Onun kazandığı başarılar kendine olan aşırı güvenin aşırıya kaçmış hali olan kibiri meydana getirir.Mourinho kendine güvenmekten daha çok kibir unsurunu öne çıkarır.Onun bu sınır tanımaz kibirinin en büyük dayanağı kariyeri boyunca kazanmak uğruna kendisini parçaladığı başarılarıdır.Yoksa nasıl olurda tüm dünyaya meydan okuyabilir?

Mourinho'nun ülke sınırları tanımadan elde ettiği başarılara sonsuz saygı duyuyorum.Bazende aykırı çıkışlarını sevmiyorum desem yalan olur.Tüm dünyaya meydan okuması ve her şeyi yapabilceğine inanması ilgi çekici.Severim böyle aykırı tipleri.Zaten onu sevenlerin çoğuda bu aykırılığına hayrandır.Ve fakat bazen bünyesinde barındırdığı aşırı özgüvenin kibirleşmiş hali onun hal ve hareketlerini akıl ve mantık çerçevesinden çıkarıyor.

Real Madrid'in başına geçene kadar gittiği her ülkeyi başarılarıyla ve söylemleriyle yerinden oynatmış bir adamın hikayesidir bu.Mourinho Real'e gelene kadar FM diliyle kişilik tanımı yapılacak olsa yanına muhakkak ''winner'' sıfatı konulacak adamdır.Ve fakat Real Madrid'in başına geçtiğinden beri o artık bir ''loser'' kıvamına geldi.Yalnız bu ''loser'' maç kaybetme anlamında değil kişilik anlamından bir ''loser''lık.


Mesele maç kaybetmek değil kaybetmeyi hazmedememek.Eğerki rakibinizi alt etmek istiyorsanız önce onların sizden daha iyi olduğunu kabul etmelisiniz.İşte bu noktada başlıyor Real Madrid'de arızalar.Biraz Mourinho'nun katkısı birazda Real Madrid tarihinin kibirli yapısı onları her zaman yenilgiyi kabulenmeme noktasına getiriyor.

Real Madrid'in büyüklüğünden kimsenin şüphesi yok.Dünya üzerindeki istedikleri her futbolcuyu alabilecek güçleri var.Ve her futbolcunun da oynamak isteyeceği bir kulüp.Müzeleri çarşaf çarşaf kupa dolu.İşte tüm bunlar Real Madrid'in bünyesine kibir katmış durumda.Tıpkı Mourinho'nun başarılarının onun bünyesine kattığı kibir gibi.

Daha dün gelmiş Contreao yenilgiyi hazmedeyip ona buna salça oluyor.Marcelo desen aynı.Mesut sanki hayatında ilk kez maç kaybetmiş gibi deliriyor.Sahadaki hiçbir futbolcu yenilgiyi kabullenmiyor,kabullenemiyor.Bütün bunlar Real Madrid ve Mourinho kibirinin sahaya birebir yansımasıdır.Yalnız atlanılan bir nokta varki ne kadar fazla kabullenememezlik içerisine girerlerse o kadar kendilerini alçaltıyorlar.

Ben bu gece ''winner''lığa alışmış bir bünyenin ''loser''ğa geçişteki rahatsızlığını gördüm.Hem oyun anlamında hem de kişilik anlamında.Sahada kazanan rakibini ''bugün sen benden daha iyiydin'' diyerek elini sıkmak yerine ''ben senden her zaman iyiyim'' diyerek boğazını sıkmaya çalışan bir takım gördüm.Ama en önemliside maçı hem sahada hemde gönüllerde kaybeden bir takım gördüm.

Hiç yorum yok: