8 Temmuz 2011 Cuma

Korku İmparatoruna Desteğe Devam


Aziz Yıldırım algısı öyle bir algıki arkadaş türk futbolunun en güçlü adamının şu düştüğü halleri görünce ben bile çok şaşırıyorum.Düşünün rakip takım taraftarıyım ve bende Aziz Yıldırım böyle bir algı yaratmış.Saat 7 de evinden alınmalar,o hastahane senin bu emniyet benim gezdirilmeler.Vay,vay,vay...

Korku İmparatoru bu ülkede öyle bir etki yaratmışki şaşkınlığımı gizleyemiyorum.Hakem odası basan,federasyona ayar çeken,dediği yapılmadığı vakit ligden çekilmeyi koz olarak kullanan,bir dediğini ikinci kez tekrarlatmayan Aziz Yıldırım yıllar boyu Fenerbahçe  camiasını bu ülke futbolunun dışına çekti.Hep bir şekilde farklı olmaya çalıştı.Fenerbahçe dışındaki herkesi Fenerbahçe düşmanı ilan etti ve kendi camiasına bu şekilde empoze etti.Fenerbahçe'nin aleyhinde haber yapan haberciyi bir daha Samandıraya sokmadı.Yeri geldi işinden etti.Kendisinin padişah olduğu bir hükümranlık yarattı.Fenerbahçe Cumhuriyeti'nin hükümdarı.

Amacım asla ve asla Fenerbahçe'nin içinde bulunduğu durumla ilgili dalga geçmek değil.Yada düşene bir tekme atmak amacında değilim.Aksine şu son yaşananlardan taraftar kimliğimin dışında bir futbol sever olarak o kadar rahatsızımki...Yaşanan olaylar içimdeki futbol heyacanını bir balon gibi söndürdü.Her hafta sonu heyacanla oturarak izlediğim lig maçlarının sahadaki oyuncu topluluğunun mücadele ve teriyle değilde;masa başında kazanıldığını düşünmek o kadar rahatsız edici bir durumki...Üzgünüm ama fenerbahçe taraftarının çoğu son yaşanan olaylarda  sınıfta kalmıştır.

Aziz Yıldırım bugün hastaneden çıkıyor yüzü aşkın kişi alkışlarla karşılıyor.Kimi peki?Yasa dışı işlere bulaştığı idda edilerek son 5 gündür polis nezdinde gözetim altında tutulan birini.Şike ve Fenerbahçe kavramlarını yan yana getiren birini.Milyonlarca fenerbahçelinin duyguları ile oynayan birini.Sahada sonuna kadar alın teri akıtan fenerbahçeli futbolcuların emeğini çalan birini.104 yıllık bir camianın onurunu sırf metal bir demir yığınını kazanmak uğruna hiçe sayan birini.Türk futbolunun geleceğini katlayıp,çöpe atan birini.Sırf egoları uğruna,futbolun tüm kesimini elinin altında tutmak isteyen birini.

Herkes sanal ortamda Aziz Yıldırım'ın resmini profil resmi yapıyor.Amaç ne peki?Son yaşanan olaylarda kulübüne destek vermek.Peki neden fenerbahçe armasını profil resmi yapmıyor?Bu takımı herkes Aziz Yıldırım için mi tutuyor?Neden Aziz Yıldırım'ın her yaptığına karşılıksız şak şakçılık yapılıyor?Ortada bu kadar delil varken,bir çok konu gün yüzüne çıkmışken neden hala yüz kişi çıkışta aslanlar gibi Aziz Yıldırım'ı alkışlıyor?Sırf ağzından çıkan 3 sene üst üste şampiyonluk söznün daha fazla göte patlamaması için 104 yıllık bir camianın geçmişine leke sürdüğü için mi?Yapmayın beyler;başkanınız hakkındaki deliller ortada,asbaşkanınız hapse girmiş siz daha kimleri alkışlıyorsunuz allah aşkına!

Üzgünüm ama sınıfta kaldınız beyler.Korku İmpatratorunun sizi sürüklediği yerden çıkın artık.Bırakın artık size inandırılmış olan şu 1'e 17 savsatasını.Hepimiz aynı lokomotifin farklı vagonlarıyız.Bırakın artık kayıtsız şartsız herkese karşı cephe açmayı.Bırakın artık Korku İmparatoruna destek vermeyi.Siz Fenerbahçe'siniz beyler!Aziz Yıldırım Spor Kulübü değil!!!

8 yorum:

Adsız dedi ki...

karakalplilik yapmayın, bir de bu taraftan bakın:
http://papazincayiri.blogspot.com/2011/07/bu-sokaklar-adalet-diye-bagryor.html

pelezinho dedi ki...

yazıyı okudum.birde o taraftan baktım.olmadı döndürdüm birde başka taraftan baktım.ne taraftan bakarsam bakayım anladığım tek şey şu;bu iddalar ilk ortaya atıldığında şike yapmışsak düşelim diyen taraftar bugün bir değersiz kupa yığınını vermemek adına sokakları talan ediyorsa asıl ben buna karakalplilik derim.yapılan pislikleri görmezden gelip sıkıyorsa düşürün lan diyen taraftar topluluğunu gördüm ben sokaklarda.Ama siz hala aynı tas aynı hamamsınız.tüm dünyaya bize karşı modundan bir türlü çıkamadınız.başkanınız ağır sağlık sorunlarına rağmen hapiste,asbaşkanınız hapiste,yöneticileriniz hapiste siz hala HAKSIZLIKTAN dem vuruyorsunuz.bu pisliği yapanların götüne o kupayı sokacağınıza en büyük başkan Aziz başkan demeye devam edin.ne desem boş.yapmışsak düşelim lan diyordunuz,baktınız iş düşmeye gidiyor sıkıyorsa düşüren lan moduna girdiniz.yemedi galiba.size bundan sonraki spor hayatınızda bu pislikle yaşama konusunda başarılar diliyorum.

Adsız dedi ki...

bana bu son bir iki hafta türkiye'de insanların gerçekten asgari hukuk nosyonunun olmadığını gösterdi. siz de onlardan birisiniz, bu nedenle karakalpli olduğunuzu söyledim. tutuklu yargılanmak ile suçun tespit ve ilan edilmesi, kalemin kırılması arasındaki farkı bilmiyorsunuz ya da bilmezlikten geliyorsunuz. alenen, ortada hepimizi ikna edecek hiçbir delil yokken kalemin kırılmasını istiyorsunuz. hepimizi diyorum, zira ben ikna olmaya sonuna kadar hazırım, hiçbir şey su anki muğlak durumdan daha kötü olamaz. öyle bir öfke ikliminde yaşıyorsunuz ki, açıklamaları bile serinkanlı tahlil edemiyorsunuz. fenerbahçe'nin bugün küme düşürülmemesi, eğer suçluysa, en çok fenerbahçe'nin zararına. çünkü iddianame oluşturulduktan sonra böyle bir karar tff'den ya da mahkemeden çıktığı takdirde fenerbahçe sezonun yarısını süper lig'de geçirdikten sonra bir anda alt kümeye düşürülecek, yani ne o ana kadar süper ligde oynayacağı maçların bir hayrı olacak ne de o saatten sonra bank asya'da oynayacağı maçların, yani bu sezon her halükarda kayıp bir sezon olacak. ki fenerbahçe suçsuz çıkacaksa bile bu muğlaklık içersinde süper lige nasıl konsantre olabileceğini varın düşünün. gerçekten anlamıyorum, bu öfke, hezeyan selinden beslenen insanlardan bir tanesinin bile bir yakını, eşi dostu tutuklu yargılanmadı mı acaba, ailelerinde "vicdanının sesini dinle bak ne diyor?" diyecek bir hukukçu da mı yok. ne bu acele, bu telaş, bu yağma? bakın bugün juventus'un elinden alınan şampiyonluğu geri alabileceği konuşuluyor. fenerbahçelinin tepkisi de bunadır. ilerde "pardon ya bir yanlışlık olmuş" deyip kupayı geri verdiniz diyelim, bank asya'da geçen yıl ne olacak?.. suçsuzsak yani. bunu anlamanın yolu da adil yargılanmak. adil yargılanmanın sonunda suç tespit edilirse bırakın bank asya'yı, amatör küme'den başlatın, yeridir. iletişmek zor zanaat. yine de çaba gösterdim. inşallah atomdan zor parçalanacak önyargılarınızın içersinde bir çatlak bulup anlaşılabilmişimdir.

pelezinho dedi ki...

herhangi bir takımının düşmesi veya düşmemesi umurumda bile değil.ben herşeyden önce bir futbolseverim.izlediğim futbolun kapılar ardında kazanıldığını bilmeyi geçin şüphe edilmesi bile benim midemi bulandırır.Şu son yaşanan bir kaç haftada bende görüyorumki yeri geldiğinde fanatizm duygularımızı herşeyden öne koyuyor,sadece kendi işimize geldiği yorumluyoruz yaşanan süreci.oratda yaşanan sürecin ülke futbolunun can damarı olduğunu görmeyip yaşananlar karşısında FUTBOLSEVERLERİN ortaya koyduğu isyanı kendinize çekip yaşadığımız ortamı kin ve neferet haline çeviriyorsunuz.eğerki zahmet etmişseniz şayet bu blog sütunlarında bu konuya asla bir kulüp çzelinde değinmedim.ben bütün bu yaşananları bir kulübe veya şahıs özeline indirgemedim.bu konuda kesinlikle de bir önyargım olmadığını açık yüreklilikle söyleyebilirim.bir kukübün başkanı ÇOK AĞIR sağlık sorunlarınar rağmen tutuklu yargılanmak üzere hapse gönderiliyor,yine aynı kulübün asbaşkanı,yöneticisi aynı şekilde hapse gönderiliyor.üzerlerinden şike yaptığı idda edilen isimler tutuklanarak hapse atılıyor.ve bu ülkede hala insanlar çıkıpta bizi tatmin edecek bir delil yok diyor ya işte o zaman ben sizin akıl sağlığınızdan şüphe ederim.ve demişsinizki anlamıyorum bu öfke hezeyanını diye.evet ortada bir öfke hezeyanı var.ama bizim öfkemiz temiz sandığımız ligi kirleten şerefsizlere.bizim öfkemizi bu ligi kirleten insanları hapse alkışlarla gönderen başarını kölesi haline gelmiş TARAFTAR diye geçinen kitleye.Ha isyanımız fenerbahçe değilde herhangi bir anadolu kulübü olsada aynı şekilde olurdu.Kurtulun artık size inandırılmış olan şu 1'e 17 saçmalığından.Ha isyanımız sizi rahatsız etmişse özür dileriz.biz ortaya çıkan pislikler karşısında iki elimizi ortada birleştirip,boynumuzu büküp görmezden gelemeyiz.Bu ister benim tuttuğum takım olsun ister başka takım.Biz bu yaşananları hazmedecek kadar daha onursuzlaşmadık.

Adsız dedi ki...

"ÇOK AĞIR sağlık sorunlarınar rağmen tutuklu yargılanmak üzere hapse gönderiliyor,yine aynı kulübün asbaşkanı,yöneticisi aynı şekilde hapse gönderiliyor.üzerlerinden şike yaptığı idda edilen isimler tutuklanarak hapse atılıyor.ve bu ülkede hala insanlar çıkıpta bizi tatmin edecek bir delil yok diyor ya işte o zaman ben sizin akıl sağlığınızdan şüphe ederim." demişsiniz. Türkiye'de yaşamıyor musunuz? Sizin yaşadığınız yerde insanlar tutuklu yargılanıyorsa kesin suçlular mı? Balbay da mesela Ergenekon örgütünün çok tehlikeli bir teröristi, kesin öyledir, değil mi? Ne de olsa halen tutuklu. Bir de bir soru: biri çıkıp "ben tolga bey'le sözlü akit yaptım, elden 250 bin tl verdim, evini bana satması için, sonra vazgeçti ve paramı geri vermiyor" diye dava açsa size, adamın haklı olup olmadığı yargı süreci sonunda anlaşılana kadar siz şaibeye bulaşmış, bir garibanın parasını iç etmiş bir dolandırıcı mı olacaksınız? Adalet duygusu dediğim şey buna vereceğiniz cevaptır. Diyelim Aziz Yıldırım bütün o suçları işlemiş olsun, o zaman onun "aşağılık bir hain" olduğunu düşünürüm. Ama o suçlu çıkacaksa bile ***suç kesinleşmeden*** takındığınız bu "şaibeye bulaşmış xxx" söyleminin adalet duygusundan yoksun olduğu gerçeği değişmeyecek. derdim fenerbahçe galatasaray beşiktaş bilmemne değil, bu. adalet -izin verin- yerini bulsun, ondan sonra isterse kıyamet kopsun.

Adsız dedi ki...

ilaveten: karakalplilik dediğim budur. iki laf ettim, daha benim şikeyi sahiplenen tek kelimem olmadığı halde "biz bu yaşananları hazmedecek kadar daha onursuzlaşmadık" cümlesi geldi. sorun da bu zaten: bu yaşananlar dediğiniz şeyin tespit ve tescili gerekiyor. adaletten beklediğimiz bu. hele bir tespit edilsin, uçacak olan kelle adaletin kılıcıyla uçsun, o zaman değerlendirin oturduğunuz yerden genellediğiniz insanların hazmedip hazmetmediğini.

pelezinho dedi ki...

söylediklerinize aynen katılıyorum.kesinlikle HERHANGİ BİR KİŞİ suçu kesinleşene kadar suçlu değildir.bak bu çok doğru işte.fakat bahsettiğimiz isim HERHANGİ BİRİ değil AZİZ YILDIRIMDIR.geçmişinde bu gibi olaylara yüzlerce karışmış hatta bunlar belgelenmesine rağmen hep üzeri örtülmüş bir dolu kirli işi olan bir insandır.o yüzden kimse bana telegol programlarından kalma hukuk dersi vermesin.yazılarınızdan anladığım kadarıyla sizde bu işten en az benim kadar rahatsızsınız.belliki aklı selim bir futbolseversiniz.sizi son derece iyi anlıyorum.ama anlamadığım ve beni çok rahatsız eden bir nokta varki oda şudur.bir kulübün başkanı HAKLI veye HAKSIZ başkanı olduğu kulübün adını şike ve şaibe kelimeleriyle yanyana getiriyor.belli bir süreç sonunda da tutuklu yargılanmak üzere hapse gönderiliyor.ve taraftar çıkıpta ''ya kardeşim sen nasıl oluyorda şike ve şaibe kelimeleriyle bizim kulübümüzü yanyana gitirirsin'' diyeceği alkışlar ve tazahüratlar eşliğinde METRİS'E yolcu ediyor.işte ben bunu anlamıyorum.eğerki sizde bir fenerbahçe taraftarı olarak bu tavrı doğru buluyorsanız dahada söylenecek bir söz yok demektir.biz burada boşuna tartışmaya giriyoruz demektir

Adsız dedi ki...

aziz yıldırım'ın eleştirdiğim bir yığın tavrı, seçimi vardır, ama ben bir taraftar olarak ve bir futbolsever olarak geçen sezon şike yaptığımıza katiyen inanmıyorum. bütün maçlarımızı izledim, trabzon'un da birçok maçını izledim. şikeye inanmıyorum. ha, şike varsa, bunu kati biçimde ispat edip beni inandırırlarsa bana bunları yaşatanlara başta aziz yıldırım olmak üzere lanet yağdırırım. ama bunun olması için bana somutluk gerekiyor, kesin deliller gerekiyor. varsayımlar, dedikodular, çıkarsamalar değil. düşünebiliyor musunuz, fenerbahçe bir sürü maçta şike yapmış ama görünen o ki bu şikeleri futbolcu olarak zavallım korcan'la yapmış sanki. duyduğuma göre adam sabahlara kadar ağlıyormuş, "kurtardıklarımı hiç görmüyorlar mı?" diye. yazık değil mi? bu adam sizin nezdinizde de binde bir bile suçsuz çıkabilir, eğer suçsuzsa ona yaşattıklarınız için "pardon koçum" deyip sırtını mı sıvazlayacaksınız? durum budur. ben aziz yıldırım'ın diktatörün tekş olduğunu, hegemonik güç gösterileriyle rakipleri, federasyonu vs etki altına almaya çalıştığını düşünüyorum ama tutup da alenen parayla, hatırla adam satın aldığını, fenerium torbalarında paralar saçmak gibi enayilikler yaptığını düşünmüyorum. fenerbahçe ile şike/şaibeyi yan yana getirenin aziz yıldırım olduğunu düşünmüyorum ki. ikisini yan yana getiren siyasi konjonktür. (beyaz sayfa, yeni türkiye, cart curt dediler, ligin ağzına sıçtılar, championship'te başlarım yeni sezona, daha iyi.) ha, aziz yıldırım'ın bu işin sorumlusu olduğu anlaşılırsa o gün bakın o nicelikte taraftar yürüyecek mi? o taraftar o gün bile fenerbahçe için yürüdü. bu son olaylarda çarşı'nın tavrını da son derece liberal buluyorum; tayfur ve serdar adalı için, "aklanın öyle gelin" demişler. bu "delikanlılık" diye paketlenip satılan bir tavır. sen adamın suçsuzluğuna inanıyorsan ve zor gününde yanında değilsen nerde kaldı senin çarşı'lığın, mangal gibi yüreğin?..